İçeriğe geç

Gülüş pasaportu damgası

Diş Çekimi

Hangi durumlarda diş çekimi yapılır? Ağrısız ve atravmatik diş çekimi süreci, cerrahi çekim ve iyileşme dönemi hakkında uzman hekim bilgileri.

Pedodontist · Hekim tarafından hazırlandı

Diş Çekimi ve Cerrahi Yaklaşımlar

Modern diş hekimliğinde temel klinik prensibimiz, doğal dişleri ağızda tutmak için tüm restoratif ve endodontik tedavi (dolgu, kanal tedavisi) seçeneklerini sonuna kadar kullanmaktır. Ancak bazı spesifik klinik tablolarda; çevre dokuların, çene kemiğinin ve hastanın genel sistemik sağlığının korunması adına ilgili dişin ağız ortamından uzaklaştırılması tıbbi bir zorunluluk haline gelir.

Kliniğimizde diş çekimi işlemleri; çevre kemik dokusuna zarar vermeyen "atravmatik cerrahi" prensipleriyle, hastalarımızın maksimum konforu sağlanarak ve ileride yapılacak protez/implant tedavilerinin altyapısı düşünülerek gerçekleştirilmektedir.

Hangi Klinik Tablolarda Uyguluyoruz?

  • Kanal tedavisi veya dolgu ile kurtarılamayacak düzeyde madde kaybına uğramış, kök hizasının altına inmiş derin çürüklerde,

  • İleri derece periodontal (diş eti) enfeksiyonu nedeniyle çene kemiği desteğini tamamen yitirmiş, aşırı mobil (sallanan) dişlerde,

  • Kök ucunda gelişen ve endodontik yollarla iyileşmeyen, apikal kist veya kronik apse oluşumuna sebep olan enfekte dişlerde,

  • Dikey (vertikal) kök kırığı veya şiddetli travma sonucu onarılamayacak şekilde hasar görmüş dişlerde,

  • Ortodontik tedavi (tel tedavisi) planlamasında, hekimin çene kavsinde yer açmak amacıyla medikal olarak gerekli gördüğü sağlam dişlerde (genellikle küçük azılar).

Klinik Yaklaşımımız ve Avantajları Nelerdir?

  • Atravmatik Çekim Tekniği: İşlem sırasında dişi çevreleyen kemik duvarlarını korumak, ileride o bölgeye yapılacak implant tedavisinin başarısı için hayati önem taşır. Bu nedenle dokuya saygılı, minimal invaziv cerrahi aletler (periotomlar) kullanıyoruz.

  • Ağrısız Prosedür: Güncel ve etkili lokal anestezi teknikleriyle işlem bölgesi tamamen uyuşturulur. Hastamız cerrahi sırasında sadece hafif bir "baskı" hisseder, kesinlikle ağrı veya sızı duymaz.

  • Pıhtı Stabilizasyonu ve İyileşme: Çekim boşluğunun sağlıklı kapanması için kan pıhtısının korunması şarttır. Gerekli görülen durumlarda çekim yuvasına dikiş (sütür) atılarak doku iyileşmesi hızlandırılır ve enfeksiyon (alveolit) riski en aza indirilir.

Çekim sonrası yara yerinin sorunsuz iyileşmesi; hekiminizin tavsiye ettiği steril tampon basısı, ilk 24 saat sızıntı şeklindeki kanamayı tükürmeme ve sıcak gıdalardan kaçınma gibi post-operatif (işlem sonrası) kurallara harfiyen uyulmasına doğrudan bağlıdır.

Sık sorulan sorular

Gazlı bezi 30–45 dakika ısırması yeterlidir. İlk gün çok sıcak ve sert yiyeceklerden, pipetten ve çekim bölgesini kurcalamaktan kaçının. Uyuşukluk geçene kadar dudağını ısırmamasına dikkat edin.

Uyuşukluk geçtikten sonra ılık ya da soğuk, yumuşak yiyecekler (yoğurt, çorba, püre) idealdir.

Yer tutucu, erken kaybedilen süt dişinin boşluğunu kalıcı diş çıkana kadar koruyan küçük bir apareydir. Gerekip gerekmediği; dişe, yaşa ve kalıcı dişin durumuna göre değişir.

Bu sık görülen bir durumdur. Süt dişi kendiliğinden sallanıp düşmüyorsa çekim gerekebilir; muayeneye getirmenizi öneririz.

Doğal olarak çok sallanan bir süt dişini çocuk çoğu zaman kendisi çıkarabilir; zorlamamak önemlidir. Diş sallanmasına rağmen uzun süre düşmüyorsa, ağrı ya da şişlik varsa veya kalıcı diş arkadan çıkmışsa muayeneye getirin.

Aynı akşam fırçalamaya devam edebilir; yalnızca çekim bölgesinin çevresini nazikçe temizlemesi ve ilk gün o bölgeyi fırçayla zorlamaması yeterlidir.

Süt dişi çekimlerinden sonra ağrı genellikle hafiftir ve kısa sürer. Gerekirse çocuğunuzun yaşına ve kilosuna uygun ağrı kesiciyi, doktorunuzun önerdiği şekilde kullanabilirsiniz.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve muayenenin yerini tutmaz. Çocuğunuza özel değerlendirme için diş hekiminize danışın.